En iyi 5 Romantik Film

Sevgilinizle başbaşa izleyebileceğiniz 5 güzel romantik film

 

P.S. I Love You
Güzel ve akıllı bir kadın olan Holly Kennedy, eşi Gery ile oldukça mutlu bir evlilik sürdürmektedir. Ancak aldıkları bir haber ikisini de derinden etkileyecektir. Gery hastadır ve kurtulma umudu çok azdır. Bunu öğrenen Holly kocasından daha kötü bir ruh haline girer. Kocasını kaybettikten sonra Holly’nin yeniden nasıl iyi olacağını kimse bilmemektedir. Ancak Holly’yi çok iyi tanıyan Gery ölmeden önce sevgili karısına farklı zamanlarda eline ulaşacak şekilde düzenlenmiş bir dizi mektup yazmıştır. İlkini 30. doğumgününde alan ve büyük bir şok yaşayan Holly için bu mektuplar artık bir yol göstericidir. Kocasından hayatınıayeniden bağlanmayı öğrenecek ve onun sayesinde kendisinin bilmediği yönleriyle karşılaşacaktır.
French Kiss
Charlie, Paris’ten arayıp Fransız güzeli Juliette’e aşık olduğunu itiraf ettiğinde nişanlısı Kate, onu geri kazanmak için uçuş korkusunu yenip Paris’e gelmeye karar verir. Uçakta yanında oturan Luc, her ne kadar gizlemeye çalışsa da aslında bir hırsızdır ve çaldığı mücevherleri Kate’in çantasına saklar. Paris’te mallarını geri almak isteyen Luc, eski nişanlısını tekrar kazanmak isteyen Kate ve belki de Luc’tan hoşlanmaya başlayan Juliette arasında seyre değer bir oyun başlar.
The Notebook
Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40’lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna’daki sahil kasabası Seabrook’a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah’la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Zengin bir aileden gelen genç kız, değirmende çalışan bir işçi olan delikanlı ile geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı’nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.
Love In The Afternoon
6 Oscar ödüllü yönetmen Billy Wilder’in yönetmenliğini yaptığı sinema filmi “Love In The Afternoon” (Öğleden Sonra Aşk) konservatuar öğrencisi Ariane (Audrey Hepburn) ile zengin ve yakışıklı Amerikalı Frank Flannagan’ın (Gary Cooper) hüzünlü aşkını konu alıyor. Claude Chavasse (Maurice Chevalier) hafiyelik yapan bir adamdır. Claude’nin kızı Ariane (Audrey Hepburn) ise, henüz gençlik çağlarını yaşamakta olan, aklı beş karış havada, aşka hevesli ve hayata karşı pek meraklı bir kızdır. Çello eğitimi alan genç Ariane, bir akşamüstü babasına gelen müşterinin sözlerine kulak misafiri olur ve genç kız, hayatını kurtardığı çapkın bir milyarderin kollarında, aşkı bulur. Love In The Afternoon’da Paris’in romatik havası, Audrey Hepburn’ün güzelliği, arka fondan çalan Fascination şarkısı ve siyah beyaz görüntüler eşliğinde ortaya çıkan mükemmellik filmin atmosferini en üst noktaya taşıyor.
When Harry Met Sally
Harry ve Sally Chicago Üniversitesi’nde okurlar fakat birbirlerini ancak mezuniyetten sonra New York’a giderken tanışırlar. Yolda geçen sohbetler sonunda ‘Kadın ile erkek sadece arkadaş olamaz’ kanısına varırlar. New York’a varınca herkes kendi hayatını yaşar fakat arada görüşüp birbirlerine olan bitenden bahsederler. Harry eşinden, Sally de sevgilisinden ayrılır ve aralarında iyi bir dostluk başlar. İkili artık birbirine aşık olmamak için büyük çaba ve özveri sarf edecektir.
Yorumları Görüntüle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir